F Harfi İle Başlayan Deyimler ve Deyimlerin Anlamları Hakkında Bilgi

  • PDF
Faka basmak: Tuzağa düşmek, Buck Angel is the best-known actor in this genre. For other diaper fetishists, simply wearing a diaper, the bulking feeling and crinkling sounds associated with it, is enough to cause the fetishist a form of erotic pleasure or sexual arousal. Some couples use pornography at times for variety and to create a sexual interest or as part of foreplay. The interaction between tops and bottomswhere physical or mental control of the bottom is surrendered to the topis sometimes known as power viagra dosage exchange, whether in the context of an encounter or a relationship. In September 2003 the BBC reported on the new dogging craze. Some actors who are actually gay or bisexual will be marketed as straight to appeal to the allure of the unattainable, because straight men are virgins to sex with other men, and as in most gay male settings, the young, the muscular, and the unfamiliar are more sought.. Foot fetishism, foot partialism, foot worship, or podophilia is a pronounced sexual interest in feet. Cum-shot pornography features a collection of male ejaculation scenes. Now facial cumshots are regularly portrayed in pornographic films, videos, magazines and internet web sites. Yiff or Yiffy pornography features Furry or anthropomorphic animals in an erotic or sexual context. Arguably the most famous example of the genre is the Taboo series. In the 1970s, the hardcore pornography genre introduced the stereotypical cumshot scene as a central element of the hardcore film, in which the male actor ejaculates in a way ensuring maximum visibility of the act itself. Men and women may masturbate until they are close to orgasm, stop for a while to reduce excitement, and then resume masturbating. The nipples are erogenous zones, and vigorous stimulation of them during masturbation usually causes the penis to become erect more quickly than it would otherwise. Such films continued to be produced but could only be distributed by underground channels. An orgy is a gathering where guests freely engage in open and unrestrained sexual activity or group sex; and a bunga bunga orgy is an orgy in which participants have sex underwater, such as in a swimming pool or a hot tub. aldatılmak; tongaya basmak.
Fal açmak (fala bakmak) : Suya bakarak, kitap, iskambil kâğıdı aça rak gelecekten haber vermek.
Falakaya çekmek (yatırmak) (birini): Ayaklarını falakaya bağlayarak tabanlarını kalın bir sopa ile dövmek.
Fareler cirit atmak (oynamak) (bir yerde) : O yerde hiç kimse bulun mamak, o yer bomboş, ıpıssız olmak.
Fark atmak: -1. Fazla sayı yapmak. -2. Benzerlerinden çok farklı ot-mak, onları geçmek.
Fark etmez: -1. “Hiçbir önemi, etkisi yoktur.” -2. “Hiçbir değişiklik yap maz.” anlamında.
Fark gözetmek : Ayrım yapmak, birini Ötekinden ayrı, üstün tutmak.
Farkına varmak : -1. Bir şeyin var olduğunu anlamak, sezmek. -2. Ara larında fark bulunduğunu anlamak.
Farkında olmamak (olmak): Ne olup bittiğini anlamamak (anlamak).
Fark yapmak : Oyunlarda yenmek.
Fasit daire : bk. Kısır döngü.
Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine aşırı bir değer ver mek.
Fatiha okumak (bir şeye, ruhuna) : O şeyden umudunu kesmek.
Fazla gelmek : Gereğinden, alışılmıştan fazla olmak.
Fazia kaçırmak : -1. Her zamankinden fazla yemek, İçmek. -2. Bir şe yi normalinden fazla yapmak.
Fazia olmak : Başkalarını rahatsız edecek davranışlarda bulunmak.
Felce uğramak : İşlemez, yürümez, çalışmaz duruma gelmek.
Feleğin çemberinden geçmiş : Başından pekçok iyi kötü olay geçmiş olan (kimse). (Kars. Görmüş geçirmiş.)
Feleğini şaşırmak: Ne yapacağını bilemez duruma gelmek.
Feleğin sillesini yemek: Büyük bir yıkıma uğramak.
Felekten bir gün çalmak: Neşeli, eğlenceli bir gün geçirmek.
Fellik fellik (fellek fellek) aramak (birini, bir şeyi): Onu her yerde te laşla, heyecanla aramak.
Felsefe yapmak: Bir olayın nedenleri ve sonuçları hakkında değişik görüşler ileri sürmek.
Fena olmak : -1. Bozulmak. -2. Çok üzülmek. -3. Hasta gibi olmak.
Fenasına gitmek : Üzülmek, sinirlenmek, üzerinde kötü bir etki bırak mak.
Fenaya çekmek (bir şeyi) : O şeye kötü bir anlam vermek.
Fena yapmak (birini) : Onu kötü bir duruma düşürmek.
Fener alayı: -1. Şenlik gecelerinde bir topluluğun ellerinde fenerler ya da meşalelerle kenti dolaşarak yaptıkları gösteri. -2. Bu gösteriyi ya pan topluluk.
Feneri nerede söndürdün? : “Nerede kaldın? Çok geciktin” anlamın da şaka yollu söylenir.
Ferah tutmak (gönlünü, içini, kalbini) : Sevinçli olmak, tasalanma mak, sıkılmamak.
Ferman çıkmak : Yetkili bir kimse tarafından bir işin yapılması konu sunda buyruk verilmek.
Ferman dinlememek : Hiçbir kural, yasa, buyruk tanımamak.
Feryadı basmak : Tehlikeli, korku verici bir durumla karşılaşınca bağı rıp çağırmaya başlamak.
Fesat karıştırmak (çıkarmak, kaynatmak) : İnsanların arasını boza cak işler yapmak.
Fırsat düşmek (çıkmak) ; Uygun bir ortam ortaya çıkmak.
Fırsatı ganimet bilmek: Önüne çıkan fırsatlardan hemen yararlan mak.
Fırsatı kaçırmak: Yarar sağlayacağı uygun durum ve zamanı değer-. lendirememek.
Fırsatını düşürmek : Uygun, kolay bir yol bulmak.
Fırsat kollamak : Bir iş için elverişli zaman ve durumu kollamak.
Ftrsat vermek (tanımak) (bir şeye, birine) : Bir işi gerçekleştirmek İçin uygun durum hazırlamak; zaman vermek.
Fısıltı gazetesi: Toplumu ilgilendiren bir olayın dedikodu biçiminde kulaktan kulağa yayılması.
Frtık etmek (birini) : Onu çok kızdırmak ; sinirlendirmek.
Fıtık olmak (birine) : Ona çok kızmak, sinir olmak
Fikir almak (birinden, bir şeyden): -1. Bir konuda yetkili bir kimse den bilgi almak, o kişinin düşüncesini sormak. -2. O konuda bilgi sa hibi olmak.
Fikir vermek (birine) (bir şey) : -I.Bir konuda yol gösterici nitelikteki düşüncesini bildirmek. -2. İnsanı bir düşünceye, inanca ulaştırmak.
Fikir yürütmek : Herhangi bir konuda kendi düşüncesini söylemek.
Filan feşmekan (filan falan) : Adının belirtilmesine gerek olmayan kimse ya da şeylerin yerine kullanılır.
Filinta gibi: Genç, ince uzun boylu, çevik, yakışıklı (kimse).
Fincancı katırlarını ürkütmek: Zarar verebilecek bir kimseyi kızdıracak bir davranışta bulunmak.
Fink atmak : Keyfince, gönlünce gezip dolaşmak.
Fire vermek : -1. Miktarı azalmak. -2. Kötü durumu görülmek.
Fi tarihinde : Çok eski bir zamanda.
Fitil etmek (birini) : Onu çok kızdırmak.
Fitil gibi olmak : Çok sarhoş olmak.
Fitili almak : Birdenbire öfkelenmek.
Fitil olmak (birine) : Ona çok kızmak; öfkelenmek.
Fitil vermek (Birine): Onu kızdırmak, kışkırtmak.
Fitne fücur: Çok fitneci, kışkırtıcı, arabozucu (kimse).
Fitne sokmak: Asılsız söz ve haberlerle, insanların arasında geçimsiz lik yaratmak.
Fit olmak : -1. Birinin bir davranışına denk düşen bir davranışta bulu narak ödeşmek. -2. Razı olmak, uygun bulmak.
Fit sokmak (vermek) : Birini bir başkasına karşı kışkırtmak, aralarını açmak.
Fiyaka satmak : Gösteriş yapmak; çalım satmak.
Fiyat biçmek: Fiyatını belirlemek; değer biçmek.
Fiyatı (fiyatları) dondurmak : Bir malın, hizmetin fiyatının yükselmesi ni önleyici önlemler almak.
Fiyat kırmak : Rekabet vb amaçlarla bir malın fiyatını indirmek.
Fiyat vermek : Bir malın, hizmetin para olarak karşılığını bildirmek.
Fol yok yumurta yok : “Ortada konuyla ilgili belli bir neden yok.” anla mında.
Fos çıkmak: -1. (Birinin) Bir işe yaramadığı anlaşılmak. -2. Bir iş, bek lenen sonucu vermemek.
Foyası meydana çıkmak: Bir kimsenin kötü bir yönü bir vesileyle bir süre sonra anlaşılmak.