L Harfi İle Başlayan Deyimler ve Deyimlerin Anlamları Hakkında Bilgi

  • PDF
Lades tutuşmak: İki kişi tavuğun lades kemiğini birer For much of the history of cinema and television, lesbianism was considered taboo, though since the 1960s it has increasingly become a genre in its own right. Though there have been numerous gang bang pornographic films since the 1980s, they usually involved no more than half a dozen to a dozen men. Dwarfs or midget pornography features performers who are dwarfs/midgets. Urolagnia is a form of salirophilia in which sexual excitement is associated with the sight or thought of urine or urination. Some men also enjoy anal stimulation, with fingers or otherwise, without any prostate stimulation. The reverse of this, in which nude women interact with clothed men, is called Clothed male, naked female . There is, however, no viagra for sale third party camera work involved. The volume of semen that is ejaculated depends on several factors, including the male health, age, degree of sexual excitement, and the time since his last ejaculation. Arcane or occult pornography involves sexualized situations with an occult or magical tone or performers who costume themselves in keeping with the theme, for example, a male performer dressed as a wizard. Bestiality is illegal in many countries. In the gay pornography industry, which uses amateurs as well as professional actors, the term gay-for-pay refers to actors labeled or believed to be straight but who engage in same-sex sexual activities for money. The name is a reference to gonzo journalism, in which the reporter is part of the event taking place. Concerted deployed sexual rejection exercised on the partner can be an aspect of Dominance and Submission as well. Solo performances in gay pornography have been described in 1985 as either or both active and/or passive , whereas female solo performances are said to be exclusively passive . The term sadomasochism is derived from the words sadism and masochism . A study of 164 males in Finland from two SM clubs found that 18.2% had engaged in coprophilia; 3% as a sadist, 6.1% as a masochist, and 9.1% as both. 18% of heterosexuals and 17% of homosexuals in the study pool had tried coprophilia, showing no statistically significant difference between heterosexuals and homosexuals. ucundan tutup kırarak lades oyununa başlamak
Lafa boğmak (birim): Onun konuşmasına, tek bir sözcük bile söyle mesine fırsat vermemek.
Laf açmak : Söz etmek, konuşmak; söz açmak.
Laf altında kalmamak: Kendisine söylenilen alaylı, kına sözlere gere ken karşılığı vermek.
Laf anlamamak : Anlayışsız, dik kafalı, inatçı olmak; söz anlamamak.
Laf aramızda : “Konuşacaklarımız aramızda kalsın.” anlamında.
Laf atmak (birine): -1. Bir erkek tanımadığı bir kadına uygunsuz ya da hoşa gidici sözler söylemek. -2. Ona sözle sataşmak. -3. Çene Çalmak, söyleşmek.
Lafa tutmak (birini) : Konuşmayı uzatıp onu işinden alıkoymak.
Laf çıkmak : Asılsız bir haber, söylenti, konuşma konusu haline getiril mek ; söz çıkmak.
Laf dinlemek : bk. Söz dinlemek.
Laf düşmemek (birine): -1. Başkalarının yanında kendisinin söz söy lemesi yakışık atmamak. -2. Konuşma sırası kendine gelmemek; söz düşmemek.
Laf ebesi: Çok konuşan, herkese taf yetiştiren (kimsei,
Laf etmek : -1. Konuşmak. -2. Dedikodu konusu yapmak.
Laf geçirememek : bk Söz geçirememek.
Laf gelmek : bk Söz gelmek.
Lafı ağzına tıkamak : Bir kimsenin konuşmasını beğenmeyip uygun cevapta susturmak; sözü ağzına tıkamak.
Lafı açılmak : bk. Sözü açılmak.
Lafı ağzında gevelemek : Söyleyeceklerini açık bir biçimde dile getire memek; sözü ağzında gevelemek.
Lafı çevirmek: Sakıncalı olduğunu anlayınca konuşmayı başka bir ko nuya çevirmek; sözü çevirmek.
Lafı değiştirmek : Başka bir konuya geçmek, konuşma konusunu de ğiştirmek
Lafı mı olur : ‘Ne önemi var?” anlamında; sözü mü olur.
Lafını balla kestim : Konuşan bir kimseden konuşmasını kesip kendisi ne konuşma fırsatı vermesi için söylenen özür sözü.
Lafını bilmek: Tutarlı, bilinçli olmak; sözünü bilmek.
Lafını etmek : bk. Sözünü etmek.
Lafını kesmek: bk. Sözünü kesmek.
Lafı yabana atmamak: Söylenen sözlere değer vermek; sözü yaba na atmamak.
Laf işitmek : Azarlanmak, paylanmak; söz işitmek.
Laf kaldırmamak: Onuruna dokunan sözlere tepki gösterip karşılık vermeye yeltenmek; söz kaldırmamak.
Laf kıtlığında asmalar budayayım : Boş konuşanlarla alay etmek için kutlanılır.
Laf lafı açmak: Bir sözden (konudan) başka bir söze (konuya) geç mek.
Laf ola (beri gele, torba dola) : Bir sözün saçma, anlamsız olduğunu belirtmek için söylenir.
Laf olmak : Dedikodu yapılmak; söz ofmak.
Laf olsun diye : Belirli bir amaç gözetmeden, gelişigüzel.
Laf söyledi balkabağı: “Şu aptalım söylediği lafa bak!” anlamında.
Lafta kalmak : Bir söz yerine getirilmemek, iş bir türlü gerçekleşti ri I me-mek; sözde kalmak.
Laftan anlamak: Anlayışlı olmak, söz dinlemek; sözden anlamak.
Laf taşımak : Bir kimsenin aleyhinde söylenenleri gidip o kimseye an latmak.
Laf yetiştirmek: Söylenen sözlere anında karşılık vermek; hiçbir sö zün altında kalmamak.
Laf yok : Kusursuz, mükemmel, iyi; söz yok.
Lahavle çekmek (okumak) : Öfkeli, sıkıntılı vb. durumu yatıştırmak için “Lahavle” ile başlayan Arapça duayı okumak.
Lakap takmak (birine) : Bir kimseye ya da aileye kendi adının dışın da herhangi bir özelliğine uygun bir ad vermek.
Lakayıt kalmak : bk. Kayıtsız kalmak.
Lakırdı etmek: Konuşmak, söyleşmek
Laklak etmek: Şundan dundan söz etmek; havadan sudan konuş mak.
Lamı cimi yok : “Başka çaresi yok, bu ne olursa olsun yapılacak.” anla mında.
Lanet okumak (birine) : Bir kimsenin, Tanrfnın merhametinden yok sun kalmasını, Tann’nın gazabına uğramasını dilemek.
Lanet olsun : “Allah kahretsin!” anlamında.
Lastikli konuşmak: Her anlamlara gelebilecek biçimde konuşmak.
Leke sürmek (birine) : Ona suç yüklemek, onu lekelemek. (Kars. Ça mur atmak, kara çalmak.)
Lep demeden leblebiyi anlamak : Bir kimse sözünü bitirmeden ne demek istediğini aniayıvermek.
Leş gibi: -1. Çok pis (yer). -2. Rahatsızlık veren, ağır (koku). -3. Yor gun bir biçimde.
Leşini çtkarmak: Bir kimseyi kıpırdayamaz duruma gelinceye dek dövmek; pestilini çıkarmak.
Leşini sermek : -1. Ölümle tehdit etmek. -2. Çok dövmek.
Leyleği havada (ayakta) görmek : O yere göç eden leyleği ilk kez havada uçarken gören kişi, o yıl kendisinin de oradan oraya gezece ğine inanmak ya da yıl içinde oradan oraya durmaksızın gezmekte oluşunu, o yıl leyleği itkin havada uçarken gördüğüne bağlamak.
Leyleğin ömrü laklakla geçer: Bir işi tasarlayan fakat gerçekleştire meyen kimse için alay yollu söylenir.
Lök gibi oturmak : Bütün ağırlığıyla bulunduğu yeri kaplarcasına otur mak.
Lügat paralamak: Anlaşılmaz, ağdalı bir biçimde konuşmak, yazmak.